Tek Adamlık Büyük Yalan

Değişikliklerin “Tek Adamlık” yalanıyla yaftalanması; milletin aklına, Türkiye Cumhuriyeti'ne, demokratik kültürümüze, meclisin kişiliğine, yargıya ve siyasete saygısızca yapılmış büyük bir iftiradan başka bir şey değil.

Tek Adamlık Büyük Yalan
Bu içerik 880041 kez okundu.

Yalanda Israr

Sandık tercih demek.

Seçeneklerden birini onaylamak, diğerini reddetmek demek.

Tarafların tercihleriyle ilgili kampanyalar düzenlemesi en doğal hakları.

16 Nisan Referandum'u ile ilgili “Evet” diyenler bir yenilik öneriyorlar.

“Hayır” diyenler ise düzen aynı kalsın istiyorlar.

Evet diyenler neden evet dediklerini, değişiklik maddelerini izah ederek anlatıyorlar.

“Hayır” kampanyası yapanlar bir öneri sunmuyor.

Kampanyalarının değişiklik maddeleri ile ilgisi yok.

Hatta değişiklik maddelerini özellikle saklıyorlar.

Hiçbir gerekçeleri olmasa da tercihleri saygındır.

Ancak böyle olduğunda da doğru konuşmak gerekir.

Maalesef açık açık yalanlara başvuruyorlar.

Gerçeği bildikleri, defalarca söylendiği halde, yalanlarını ısrarla sürdürüyorlar.

 

“Tek Adamlık” Yalanıyla Gizlemeye Çalıştıkları

1. Milletin yarısından bir fazlasının oyunu alabilen Cumhurbaşkanı seçilebilecek.

Yani çoğunluğun güvenini kazanacak ve oylarını alacak.

2. Cumhurbaşkanı en fazla 2 dönem seçilecek.

Yani Cumhurbaşkanlığı en fazla 10 yılla sınırlı olacak.

3. Cumhurbaşkanı Birinci döneminde seçimi yenilerse kendisi de seçime gidecek, ancak seçimi kazanırsa 2. dönemi olacak.

Yani, bir kriz durumu olmadan seçimler yenilenemeyecek.

4. Cumhurbaşkanı ikinci döneminde seçimleri yenileme kararı alırsa, bir daha aday olamayacak.

Yani Cumhurbaşkanı olma ihtimalini tamamen bitirecek.

5. Cumhurbaşkanı’nın şu an var olan meclisi tek taraflı feshetme yetkisi kaldırılacak.

Yani Cumhurbaşkanı’nın Meclis’i fesih yetkisi bitecek.

6. Hali hazırda Cumhurbaşkanı sadece vatana ihanetten ve milletvekillerinin en az dörtte üçünün (550 milletvekilinin 413'ü) onayıyla yüce divana gönderilebilirken; yeni düzenlemede 301 milletvekili soruşturma önergesi verebilecek, 360 milletvekili soruşturma kararı alabilecek, 400 milletvekili Cumhurbaşkanı’nı yüce divana gönderilebilecek.

Yani Cumhurbaşkanı yargılanması önündeki aşılmaz engeller kaldırılacak.

7. Hali hazırda Cumhurbaşkanı’nın kararları için hiçbir denetim yokken, yeni sistemde Cumhurbaşkanı’nın kararları Meclis, Anayasa Mahkemesi ve yargı denetimine açık olacak.  

Yani Cumhurbaşkanlığı sadece yüce divanda değil, kararlarıyla ilgili mahkemeler de de yargılanabilecek.

Bütün bu düzenlemeler, Cumhurbaşkanı'nı demokratik sistemin bir parçası haline getirdiği, milletin gücünü en üstün güç olarak tanımladığı halde, bu düzenlemelerden 'tek adamlık' sonucu çıkaranlar, bugünkü sistemi ve yapılan düzenlemeleri biliyor olamazlar. Ya da büsbütün kötü niyetle milleti aldatmaya çalışıyorlar.

 

Burunları Uzar Mumları Söner

Tek Adamlık;

1. Tek karar vericiyi millet olarak görmez.

2. Görev süresine, dönem ya da süre sınırı getirilsin istemez.

3. Kendisinin seçiminin yenilenmesine eyvallah demez.

4. İkinci döneminde seçimi yenileyecek olursa, siyasi hayatını bitirmez.

5. Meclis’i feshetme gibi yetkilerinden vazgeçmez.

6. Kararlarını bırakın yargıya, tartışmaya dahi açmaz.

7. Kendisinin yüce divanda yargılanmasını kolaylaştırmaz.

Oysa değişiklikler tam da bunları getiriyor.

Değişikliklerin “Tek Adamlık” yalanıyla yaftalanması; milletin aklına, Türkiye Cumhuriyeti'ne, demokratik kültürümüze, meclisin kişiliğine, yargıya ve siyasete saygısızca yapılmış büyük bir iftiradan başka bir şey değil.

Herkes, Cumhurbaşkanı'nın Anayasa'da yazan mevcut yetkilerine ve değişikliklere bakarak, bu büyük yalanı bütün açıklığıyla görebilir.

Bu büyük yalanla bazılarının burnu uzayabilir.

Ancak mumları yatsıya kadar yanmaz.

 

Üzüme Koruk Diyorlar

Peki niye yalan söylüyorlar?

1. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde %50 oy almayı hayal bile edemiyorlar.

2. Kaybetseler de, koltuklarını ve imtiyazlarını bırakmak istemiyorlar.

3. Çalışmadan, üretmeden, sadece karşı çıkarak muhalefet yapmanın konforuna doyamıyorlar.

4. Vesayet odakları ile iş tutmayı, milletin güvenini kazanmaktan daha kolay görüyorlar.

 

Yani, üzüme koruk diyorlar, çünkü yetişemiyorlar.

 

#MeseleMemleket #BirlikteEvet