Seviniriz Tabii, Bu Ülke Bizim

Biz arabamız olmadığı halde yol yapımına sevindiğimiz kadar, paramız yokken borsanın, ekonominin iyileşmesine sevindiğimiz kadar, hiç binmeyeceğimiz uçaklar için havalimanları yapılmasına, hiç gitmeyeceğimiz şehirler için hızlı trenler yapılmasına, yolunu bile bilmediğimiz şehirlere köprüler yapılmasına seviniyoruz.

Seviniriz Tabii, Bu Ülke Bizim
Bu içerik 55569 kez okundu.

Sevgili Levent Üzümcü,

Mektup insanı samimi bir duyguya yöneltiyor ve umarım bu samimiyeti saygısızlık olarak görmezsin. Bu vesileyle selam ederim.

“Arabası olmayıp da köprü yol yapılıyor diye sevinen, cebinde beş kuruş parası yokken borsa artıyor diye sevinen insanları dünyanın hiç bir yerinde bulamazsın” demişsin. Duyunca biraz şaşırdım ve doğrusunu söylemek gerekirse sevindim de. Dünyanın hiçbir yerinde bulunamayacak olmanın ayrıcalığı insanı hafiften gururlandırıyor.

Biz kara kafalılar, göbeğini kaşıyanlar, bidon kafalılar, çomarlar, makarnacılar, kömürcüler (bizim için kullandığınız kelimeler sadece bunlar mı, yoksa kendi aranızda konuşup da dışarıda söylemedikleriniz var mı?) arabası olmayıp da yol yapımına seviniyoruz, haklısın. Hem de çok seviniyoruz.

Söylediklerin eksik kalmış, tamamlamak isterim. Biz arabamız olmadığı halde yol yapımına sevindiğimiz kadar, paramız yokken borsanın, ekonominin iyileşmesine sevindiğimiz kadar, hiç binmeyeceğimiz uçaklar için havalimanları yapılmasına, hiç gitmeyeceğimiz şehirler için hızlı trenler yapılmasına, yolunu bile bilmediğimiz şehirlere köprüler yapılmasına seviniyoruz.

Bu memleketin, milletin yararına olan ne varsa seviniyoruz. Elimizde değil. Çocuklar gibi seviniyoruz. Bu sevinci anlatmak zorunda kalacağımızı hiç düşünmemiştik. Makarna ve kömür insanın iyi düşünmesine mani oluyor.

 

Sevgili Levent.

Biz bir şey için mutlu olduğumuzda, sevindiğimizde bundan bir çıkar beklemiyoruz. Başka türlü söyleyecek olursak, bir hizmet için sevinmemiz, ondan bir beklentimiz olmasını gerektirmez. Bu memleketi, bu milleti ve ona hizmet edenleri karşılıksız, içten, samimi bir duyguyla seviyoruz ve yapılanlar için seviniyoruz. Recep Tayyip Erdoğan ya da başka bir lider bizim için tam da bu noktada değer kazanıyor; ülkemiz için çalışmak, gayret etmek.

Gezi vandallığına neden karşı çıktığımızı da anlamadınız bu yüzden. 15 Temmuz'da neden direndiğimizi, ne için can verdiğimizi. Bu ülkeyi seviyoruz. İnan bana en az senin kadar seviyoruz. Bu milleti seviyoruz. İnan bana en az senin kadar seviyoruz.

Muhalefet etme hakkına saygı duyuyoruz. Fakat muhalefet biçiminiz nefret ve öfkeden ibaret kalınca konuşmamız güçleşiyor. Bir kesimin varlığından nefret ediyorsun ama ne yapalım ki varız işte. Birlikte yaşamak için pek çok asgari müşterek bulabiliriz ama sen nefretinden başka bir şeyi göremiyorsun.

Memleket için iyi olduğuna inandığın bir şeye, kimseden çekinmeden, korkmadan “iyi” de. O zaman eleştirin de değer kazanır. Ama bu nefret ve öfke gözüne perde olursa, söylediklerin bir anlam ifade etmez.

Verdiğin röportajları, meşazları! okuyorum. En kısa zamanda seni iyi filmlerde, iyi oyunlarda da görmeyi içtenlikle isterim.

 

Sevgiler. Makarnacı Muhsin.  

 

#BirliğimizİçinEvet #MeseleMemleket #BirlikteEvet