Selahaddin’in Torunları Fatih’in Evlâtları

Şimdi Doğu’nun ufuklarından bir ses yükseliyor. Bu ses güçlü Türkiye’nin ayak sesleridir. Mazlumların kaderi değişecek inşallah.

Selahaddin’in Torunları Fatih’in Evlâtları
Bu içerik 681708 kez okundu.

Türlü türlü oyunlarla bizi bölmeye-parçalamaya, kendilerine köle yapmaya çalışanlar yine iş başındalar.
Planları değişiyor ama niyetleri, ama hedefleri yüzlerce yıldır aynı.
Daha dün gelip yurdumuza, yuvamıza bir akbaba gibi konmaya çalıştılar.
Türlü oyunlarla dirliğimize, düzenimize kast ettiler.
İman dolu göğsümüze kirli kılıçlarını vurdular.
 

Hürriyete doğuştan âşık olduğumuzu bilmeyen gafillerdir onlar...
Kesmeye çalıştıkları boynumuzun eğilmeyeceğini bilmeyen cahillerdir onlar...

Bunlara Çanakkale’de haddini bildiren bizdik
Bizim iman dolu göğsümüzdü.
Bizim bükülmez bileğimizdi.


Bak işte yine aynı hikâye...
Gözlerini yine diktiler üzerimize.

Bunlar düğünde, taziyede, cemiyette birleşmezler.

Bunları getirse getirse menfaatleri bir araya getirir.  
Kendi mefaatleri için dünyayı yangın yerine çevirebilirler.
Defalarca çevirdiler zaten.
Dünyadaki bütün ateşleri onlar yaktı, onlar körüklüyorlar.
Irak, Suriye, Libya...
Gözü dönmüşlerin son birkaç marifetidir sadece...

Dün Suriye’yi evvelinde Irak’ı ve hatta Libyayı yerle bir edenler,
bu sefer gözlerini yine bizim yurdumuza diktiler.

Ne zaman ayağa kalktığımızı görseler, ne zaman dirildiğimizi fark etseler, hemen çıkartıverirler baltalarını, kirli kılıçlarını yerinden...
İşte bir kez daha bir araya geliyor bâtılın askerleri...
Bizim düşmanımızı dost belliyor bunlar...
Bizim vatanımızı kendine sömürgeleştirme hayali kuruyorlar bunlar...
Bizim dinimize kin besleyip duruyor bunlar...
Bizim bayrağımıza göz dikiyor bunlar...

Tüm bu olanları biz biliriz, iyi biliriz!  
Bize kim olduğumuzu unutturanlar, unuttuğumuz şeyleri hatırlamamızdan ölürcesine korkuyorlar.
Gerçek olduğu yerde duruyor!
Dedelerimiz can verdi, gelmemek için bu oyuna...


Bize kim olduğumuzu sormaz, kim olduğumuzu bilenler!

Onlar neyin ne olduğunu çok iyi bilirler...
Bizim kim olduğumuzu hatırlamamız, silkelenmemizdir bütün dertleri.

En korkulu rüyalarıdır, kendimizi küçük görmekten vazgeçtiğimiz gün.

Malazgirt’te ne olduğunu iyi bilirler...
Bu yüzden Alparslan’ın karşısında el pençe duran Romen Diyojen gibi olmaktan ürperiyorlar!

Kudüs’te onlara kara bir kâbus olan Selahaddin’in torunlarından çok korkuyorlar!

Paleologos’un ürkütücü sonunu getiren, Cihan Padişahı Fatih’in evlatlarından çok korkuyorlar!

Çanakkale Destanı hepsinin aklında bir mıh hâlâ...
Çanakkale Destanı’nı yazanların uyanışından çok korkuyorlar!

15 Temmuz’da selâlarla kestik yollarını.
Tankın üzerine inancıyla yürüyenlerin dirilişinden çok korkuyorlar!
 

Cümlesi toptan bir araya gelse, Selahaddin’in torunlarını, Fatih’in evlatlarını yenemezler, yenemediler, yenemeyecekler.

Biz birlikteyken, bir iken, derdimiz, kaygımız aynı iken Selahaddin’in torunları, Fatih’in evlatlarıyız. Selahaddin’in zalim haçlıya imanla karşı koyuşu, kutsal topraklara alçakları uğratmayışı, onun bizlere bıraktığı bir vasiyettir aynı zamanda.

“Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın,
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk’ın,
Kim bilir, belki yarın belki yarından da yakın.”

Şimdi Doğu’nun ufuklarından bir ses yükseliyor.
Bu ses güçlü Türkiye’nin ayak sesleridir.
Mazlumların kaderi değişecek inşallah.
Onlar haçlarıyla, kirli oyunlaruyla, aç sırtlanlar gibi saldırsınlar üzerimize.
Fayda etmez! Olan olmuştur.
Olacak olan da olmuştur.
Dirilişimizi engelleyemeyecekler!  

Menfaatlerinin, zulümlerinin önünde boyun bükmemizi istiyorlar.
Bizleri, çaresiz, mecbur ve zavallı bırakmak istiyorlar.
Hâlbuki her birimiz birer  Fatih, birer Selahaddin’iz, Selahaddin’in torunları, Fatih’in evlatlarıyız...
Bunun ne demek olduğunu bir kez daha öğrenecekler!

 

 

#SelahaddininTorunları #FatihinEvlatları #MeseleMemleket #BirlikteEvet