Kendi Milletini Denize Dökmek!

Bir milletvekilinin apaçık nefreti, bir sınıfın yüzündeki bütün maskeleri, boyaları, perdeleri kaldırdı ve niyetlerini ortaya döktü. Kibirleri o kadar büyük ki gizlenemez, örtülemez hale geldi.

Kendi Milletini Denize Dökmek!
Bu içerik 1778171 kez okundu.

CHP Konya Milletvekili, katıldığı bir programda öfke ve nefret dolu bir sesle, 16 Nisan referandumunda “Evet” sonucu çıkması durumunda, bunun müsebbibi olarak gördükleri insanları İzmir’den denize dökeceklerini haykırdı.

Aynı vekil, “Hayır” sonucunda ise Kaddafi, Saddam, Hitler, Mussolini gibi isimlerin başlarına gelenleri hatırlatıp tehditlerini sürdürdü.

“Evet” oyu verenlere karşı, bu nefret dolu düşmanlık sözleri, bir yanlış anlaşılma, bir sürçülisan, bir kastını aşan ifade biçimi olsaydı keşke. Değil. Doğrudan söylenmiş, hiçbir tevile imkân vermeyecek kadar açıklıkta nefret sözleriydi.

Bunun haddi aşmış bir kişisel görüşten ibaret olmasını isterdik. Değil. Bu bir sınıf tavrı… Bu bir kesimin içinden geçenlerin en açık ifadesi… Bu bir duygu biçimi... Bu bir planlı düşünme biçimi… Bunun tarihi kökleri var.

Ülkenin bir bölümüne karşı aynen bu hisleri besliyorlar. Kendilerine benzemeyen insanlarla, bu toprakların insanlarıyla, yan yana yaşamak istemiyorlar, görmek bile istemiyorlar. Bunların hepsi bir yana, bir düşman gibi denize dökmek istiyorlar.

Salondaki insanların canhıraş sloganlarına, alkışlarına bakınca anlaşılıyor ki, bu nefret suçu, bu açık tehdit hiç kimse için sorun olarak görülmüyor. Bilakis arzu ettikleri, hayal ettikleri şey tam olarak bu… Onlar da tıpkı vekilleri gibi, göbek kaşıyan, kara kuru, çomar, makarnacı, kömürcü dedikleri Anadolu insanlarından kurtulmanın en merhametsiz yollarına kafa yoruyorlar.

İzmir Marşı’nı da neden söylediklerini bu vesileyle anladık. Kendi milletine düşman ve işgalci muamelesi yapıyorlar. Yoksa düşmana karşı bestelenmiş bir marşı neden iç siyaset malzemesine dönüştürür ki insan? Marşlar, türküler toplumun ortak değerleri olması gerekirken neden bir kısmına saldırı gibi kullanılır? Nefretten, kibirden, tahammülsüzlükten, yabancılaşmaktan…

Bir milletvekilinin apaçık nefreti, bir sınıfın yüzündeki bütün maskeleri, boyaları, perdeleri kaldırdı ve niyetlerini ortaya döktü. Kibirleri o kadar büyük ki gizlenemez, örtülemez hale geldi.

Anadolu irfanı sizin bütün saldırılarınıza karşı dimdik ayaktadır!

Büyük Türkiye fikri, ulusal ve uluslararası baskı ve şantajlara rağmen, milletimizin geniş sinesinde yer tutmaya devam ediyor.

Siz nefretinizde boğulacaksınız ama bu aziz millet adalet ve merhametten yana durmaya devam edecek.

Siz kibrinizde yok olacaksınız ama bu ülke tarihi köklerine tutunarak güçlü bir geleceğe uzanacak.

Düşmanlık, kibir ve nefret söylemlerine karşı,

BİRLİKTE EVET!

 

 

#MeseleMemleket #BirlikteEvet